Advert
MANŞET HABERLER

Baro: Boğaziçi Öğrencilerinin Yanındayız

Baro: Boğaziçi Öğrencilerinin Yanındayız
Baro: Boğaziçi Öğrencilerinin Yanındayız Ali Pekmezci
Advert

 

Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ile Boğaziçi Üniversitesine siyasi iktidar partisi mensubu, ilçe teşkilatı kurucusu, milletvekili ve belediye başkan aday adaylığı bulunan Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasını barışçıl ve şiddet içermeksizin eylemle protesto eden öğretim üyeleri ve öğrencilerine kolluk güçlerinin plastik mermi ve biber gazıyla müdahale edilmesinin ve çok sayıda öğrencinin gözaltına almasının, üniversitenin giriş kapısına kelepçe takılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki atanmış-kayyum rektör protestolarında yaşananların üzüntü ve kaygı verici olduğunu vurgulayan Baro Başkanı Av. Veli Küçük, demokratik ve katılımcı yönetim, bilimsel ve özgür eğitim anlayışının geldiği seviyenin “kapısı kelepçelenmiş üniversite” olmaması gerektiğini belirtti.

Av. Veli Küçük, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamasında; “Tek Adam” rejiminin ülkemizin tüm kurumlarını “Parti Devleti” anlayışıyla düzenleme çalışmaları maalesef hız kesmeden devam ediyor. Devlet kurumlarına yapılan atama ve yükselmelerde liyakati değil, partiye ve tek adama sadakati esas alan bu anlayış, üniversitelere yapılan rektör atamalarında da kendini göstermektedir.

Çağdaş ülkelerin son derece doğal saydığı ve hoş gördüğü eylemselliklerin, giderek yayılacağı endişesine kapılan siyasal iktidar, kendisine yönelen en küçük eleştiriye bile tahammül göstermemekte ve aslında şiddet kullanarak, diğer gençlere ve topluma mesaj vermektedir. 

İki demir arasında ki mesafeyi hesaplayamayıp, Boğaziçi üniversitesinin kapısına kelepçe takmak için dakikalarca uğraşan polis memurunun, Boğaziçi üniversitesi öğrencilerine plastik mermi sıkması ve orantısız güç uygulaması demokratik hakların ülkemizdeki hazin görüntüsüdür.

Şiddet içermeyen bir eylem karşısında bu denli vahşi bir müdahale, özellikle insan hakları ve demokrasi açısından oldukça düşündürücü bir tablo yaratmıştır.

Bu pervasız uygulama; aslında güzel ülkemizde demokrasiye, özgürlüklere, ifade ve düşünce hürriyetine, soran ve sorgulayan beyinlere, biat kültürünü reddeden bireylere, hukukun üstünlüğüne vb. her türlü çağdaşlık ile medeniyet ile uygarlık ile ilgili veya ilintili kavramın kelepçelenme girişimidir.

Bilim yuvasına takılan bu kelepçeyle ilgili sorumlular derhal cezalandırılmalıdır.

Kampüs içerisindeki eylemler Anayasa'nın ayrım gözetmeksizin herkese tanıdığı barışçıl toplantı ve gösteri hakları kapsamındadır.

İstanbul valiliğinin bugün de devam edecek eylemlere karşın Koronavirüs salgınını gerekçe göstererek yürüyüş ve gösterilerin yasaklanması ise anayasaya aykırıdır. Anayasa'nın 34. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinin izin alma koşuluna bağlanamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu yanlıştan bir an evvel dönülmelidir.

En ufak bir protestoda üniversite öğrencilerine orantısız güç kullanılmasının önüne geçilmesi, uygulanan şiddetin altında yatan nedenlerin ve çözüm önerilerinin araştırılması gerekmektedir.

 

Ayrıca; gözaltına alınan 17 öğrenci derhal serbest bırakılmalıdır.”

babameraba
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ddddd
Hızını Alamadı, Sulama Kanalına Uçtu
Hızını Alamadı, Sulama Kanalına Uçtu
ddddd
Ay Değil, Tunceli’deki Filyasyon Ekibi...
Ay Değil, Tunceli’deki Filyasyon Ekibi...
eşya depolama
uluslararası evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
sarıyer evden eve nakliyat