Advert

adana escort adıyaman escort afyon escort ağrı escort aksaray escort amasya escort ankara escort antalya escort ardahan escort artvin escort aydın escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingöl escort bitlis escort bolu escort burdur escort bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort denizli escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort erzincan escort erzurum escort eskişehir escort gaziantep escort gebze escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort hatay escort ığdır escort ısparta escort istanbul escort izmir escort izmit escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kayseri escort kilis escort kırıkkale escort kırklareli escort kırşehir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort manisa escort mardin escort mersin escort muğla escort muş escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort sakarya escort samsun escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort trabzon escort tunceli escort uşak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort marmaris escort bodrum escort alanya escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort konak escort escort escort escort escort escort escort pendik escort maltepe escort escort escort mersin escort mezitli escort pozcu escort deutsche escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort deutsche escort köln escort

MANŞET HABERLER

Mehmet Tepebaşı’ndan Adana Kokan Bir Kitap

Mehmet Tepebaşı’ndan Adana Kokan Bir Kitap
Mehmet Tepebaşı’ndan Adana Kokan Bir Kitap Ali Pekmezci
Advert

Kazım Cumert’in Kaleminden..

Korona günlerinin insanları bunalttığı, evlerine tıkayarak cezalandırdığı günler. Sabah yatağınızdan kalkıp odanızdan aşağıya, mutfağa  iniyorsunuz. Saat ona gelmesine karşın karanlık gibi, pencerelerden içeriye gönül açan bir ışık sızmıyor, kasvetli bir hava var. Olsun diyorsunuz, bugün de sabaha çıktım ya, daha ne istiyorsun! Olsun diyorsunuz, evim sıcak içecek kahvem yapacak kahvaltım var ya, daha ne istiyorsun! Güneş bugün de olmasın diyorsunuz, başka yere doğsun, daha karanlık yerleri, daha gariban gönülleri ışıtsın varsın, diyorsunuz! Demesine diyorsunuz ama demekle olmuyor. Dünkü kötü haberlerin, corona illetinin, kış koyuluğunun karamsarlığındasınız. İşte bu ruh haliyle merdivenlerden aşağıya inerken bir koku hissediyorsunuz, hafiften bir koku, tanıdık ama uzaklarda kalmış bir koku. Ne sabah işine giderken eşinizin sıktığı bir esansa ne de oda spreylerine benziyor bu. 

Girişte, kapıdaki posta deliğinden içeriye atılmış reklam broşürleriyle beyaz iki zarf arasında karhverengi küçük bir paket gözünüze çarpıyor. Koku o taraftan geliyor galiba! Zarfları öbür tarafa itekleyerek  o küçük paketi alıyorsunuz, koku! Üstünde adınız yazılı kahverengi ambalajı yırtar yırtmaz ortalığı uzaktan tanıdığınız ama kesin bilmediğiniz o koku kaplıyor ve paketten ince bir kitap çıkıyor. Başlığının ilk iki sözcüğünü görür görmez o kokunun ne kokusu olduğunu anlıyorsunuz: Portakal Çiçeği Kokusu! Ve Bir de Adana’yı, yazarı Mehmet Tepebaşı’ı -deyim yerindeyse- es geçip sayfalarına dalıyorsunuz…

O hoş koku sizi bir cezaevi arabasının içinde ve askerler arasında sarmalıyor. Okudukça kokuyu daha derinden anlıyor ve tanıyorsunuz. Yo hayır, gerçek bir çiçeği koklar gibi kokluyorsunuz. Farkında olmadan derin derin içinize çekiyorsunuz... Sonra yorgun bir güvecin oluyorsunuz kalabalık bir mahpushane koğuşunda. Bir sevgili, vefakar bir dost. Tüm gözler üstünüzde, tüm ilgi sarhoş ediyor sizi. Omuzdan omuza dolaşıp duruyorsunuz… 

Daha sonra altı yaşlarında bir kız çocuğunuz büyük bir kentin varoşlarında. Dedesi ve nenesinin yanında bırakılmış  ve ebeveylerini bekleyen ürkek bir çocuk. Tam anne babasına kavuştu derken yaşadığı yeni bir düş kırıklığı… 

Sonra, gene bir kenar mahallede bir başka kız oluyorsunuz. Yoksulluk ve cehaletle savaşan  ve 12 eylülün kurbanı olan bir Hacer…

Altısı 12 Eylül’deki hapishanedeki olayları konu alan sekiz öyküyü bir günde okuyorsunuz. Ne içtiğiniz kahve, ne de yaptığınız kahvaltı tad veriyor size. Siz hapishanesiniz çünkü. Sadece burnunuza gelen o koku mutlu ediyor sizi.

“Evime ve ruhuma Portakal Çiçeği Kokusu yaydın ya Mehmet, söz, Adana Kebabı da benden”diyorsunuz, kitabın yazarı Mehmet Tepebaşı’na.

Mehmet Tepebaşı Hollanda’da yaşayan yazar. Adana’ya Kar Yağmış, Unutulması İstenen Yıllar, Yaşanmamış Sayılan Anılar gibi kitapları var.

objektifa.com editörü Ali Pekmezci’nin lise yıllarından başlamak üzere YOL arkadaşı ve kadim dostu.

babameraba
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ddddd
Adana’da Yasadışı Bahis Operasyonu
Adana’da Yasadışı Bahis Operasyonu
ddddd
CHP Adana İl Örgütü Karaisalı’da
CHP Adana İl Örgütü Karaisalı’da
eşya depolama
uluslararası evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
sarıyer evden eve nakliyat