Advert

adana escort adıyaman escort afyon escort ağrı escort aksaray escort amasya escort ankara escort antalya escort ardahan escort artvin escort aydın escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingöl escort bitlis escort bolu escort burdur escort bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort denizli escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort erzincan escort erzurum escort eskişehir escort gaziantep escort gebze escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort hatay escort ığdır escort ısparta escort istanbul escort izmir escort izmit escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kayseri escort kilis escort kırıkkale escort kırklareli escort kırşehir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort manisa escort mardin escort mersin escort muğla escort muş escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort sakarya escort samsun escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort trabzon escort tunceli escort uşak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort marmaris escort bodrum escort alanya escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort escort konak escort escort escort escort escort escort escort pendik escort maltepe escort escort escort mersin escort mezitli escort pozcu escort deutsche escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort deutsche escort köln escort

MANŞET HABERLER

Av. Ali Çağlar ÜNAL Yazdı

Av. Ali Çağlar ÜNAL Yazdı
Av. Ali Çağlar ÜNAL Yazdı Ali Pekmezci
Advert
 

İçinde yetiştikleri ve mevki sahibi oldukları siyasi rejimi baskıcı ve ülkenin önünde bir engel olarak görüyorlardı. Oysa edindikleri tüm mevki ve makamı eleştirdikleri rejime borçluydular. 

Ama bu onlara yetmiyordu. 

Şayet mevcut rejimi sonlandırırlarsa ülkenin önünün açılacağını düşünüyorlardı.

Ülkede yaşayan farklı dini ve etnik gruplara özgürlük vaadiyle işe başladılar. Her kimliğin ve her farklılığın tanınmasıyla özgürlüğün geleceğini, adaletin sağlanacağını ve hep birlikte kalkınılacağını düşünüyorlardı. 

Bunun için ilk hedef iktidarı ele geçirmekti.

Otoriteye karşı özgürlük çatısı altında kendileriyle aynı yolda (!) yürüdüklerini düşündükleri farklı gruplarla birlikte hareket ettiler. Devlet içinde aktif görevde bulunan birçok siyasi ve bürokratı yanlarına çekmeyi başardılar.

Artık önlerinde pek bir engel kalmamıştı. Devletin içinde bulunan birçok bürokrat, asker ve siyasetçi onlarla birlikte hareket ediyordu. Tüm gruplarla birlikte mevcut iktidarı alaşağı ederek iktidarı ele geçirmeyi başardılar. 

Artık yönetim kendilerindeydi.

Devraldıkları yönetimin elbette gerisinde bir ülke kuramazlardı. Bunun için bugün dahi kabul gören büyük bir fikir akımı başlattılar. Ortak bir siyasi fikir ürettiler ve  ülke sınırlarıyla yetinmeyerek dünya üzerinde kendilerine yakın buldukları gruplarla irtibata geçtiler.

Fikirlerini yaymak için metodlar geliştirdiler. Farklı gazete, dergi, mecmua vs üzerinden yayınlar yaptılar. Fikirlerini anlatan yazarları vardı. Bu yazarlar köşe yazısı, şiir, makale gibi birçok yazım üzerinden topluma etki etmeye çalışıyordu. Düşünsel anlamda başarıya ulaşmak kaçınılmazdı. Fakat bu o kadar kolay olmayacaktı. Unuttukları  ya da görmezden geldikleri en önemli üç konu önlerine engel olarak çıktı.

Öncelikle otoriteye karşı aynı safta durdukları farklı gruplarla ayrıştılar. Aslında hiç yakın olmadıklarını gördüler. İlk ayrışma iktidarın paylaşılmayacak kadar kıymetli olmasından kaynaklandı. Sonrasında çatlak büyüyerek devam etti.

İkincisi, siyasi fikir vermeye çalıştıkları halk yoksulluk ve yoksunluk içindeydi. Önceliği karnını doyurmak olan büyük halk tabakası bu cihan devleti fikirleriyle çok iştigal olamıyordu. Halkın önceliği geçinmek ve karnını doyurmaktı. Bu sebeple halk fikir akımlarına karşı şimdilik duyarsızdı.

Üçüncüsü ise tüm yaşam felsefesi koltuk kapmak ve cebini doldurmak olan yolsuz bürokrat ve siyasi sınıfına güvenmekti. Bu sınıf sözde dava adamı gibi görünüyor ancak devleti ve davayı içten içe çürüten her şeyi yapıyordu. Bu sınıf için rüşvet hak denilecek kadar aleniydi.

İşin sonunda gördüler ki; yoksullukla boğuşan halk ile menfaatperest siyasi/bürokrat sınıfıyla dava yürümüyordu. Fikirlerin yeşerebilmesi için sosyal ve ekonomik koşulların uygun olması gerekiyordu. 

Aslında yolun başında görmeleri gereken şeyi yolun sonunda yaşamışlardı. 

Ancak bu acı tecrübe onlara sadece iktidarı kaybettirmekle kalmadı devletin varlığını da tehlikeye soktu. Böylece cihan devleti haykırışı vatan elden gidiyor çığlığına dönüştü.

Evet, bu topraklarda geçmişte böyle bir dönem yaşandı!

babameraba
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ddddd
Harita Teknikerlerini Atamama Bahanesi TBMM’de
Harita Teknikerlerini Atamama Bahanesi TBMM’de
ddddd
Tablet Hayalini Sendika Yönetimi Gerçekleştirdi
Tablet Hayalini Sendika Yönetimi Gerçekleştirdi
eşya depolama
uluslararası evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
sarıyer evden eve nakliyat