Adana İçin Kral Çıplak Diyebilmek...
Ali Pekmezci

Adana İçin Kral Çıplak Diyebilmek...

Advert
MORAL ŞEHRİ ADANA
İTİRAF etmek gerekirse, karış karış gezmekten çok hoşlandığım Anadolu’yu bir süredir ihmal ediyordum.
Bu, bilerek yapılan bir ihmaldi.
Çünkü neredeyse her ilini, her ilçesini gördüğüm ve sevdiğim memleketimin sahte bir muhafazakârlık örtüsü altına itiliyor olmasını için almıyordu.
Pek çok kentte ailece gidilebilecek bir içkili lokanta kalmamış olmasını, sosyal hayatın giderek erkek egemen hale gelmesini Anadolu’nun geçmişte böyle olmayan kentlerinde bile görür olmaktan üzülüyor, çareyi gitmemekte buluyordum.
Geçenlerde sevgili dostum Ali Haydar Bozkurt arayıp “Gel bir Adana’ya gidelim. Sana göstereceklerim var” deyince doğrusu tereddüt ettim.
Adana’da da aynı manzarayı görmekten korkuyordum.
Ama Ali Haydar’ı da kıramazdım, yıllardır büyük bir hevesle Adana’da bir festival düzenliyor, Adanalılara çok keyifli zamanlar geçirten organizasyon için tüm Adana’yı bir araya getiriyordu.
Kalktım gittim.
İyi ki gitmişim.
Moralim bir düzeldi ki sormayın.
Adana şahane.
Tüm siyasi partilerin neredeyse birbirine yakın oy aldığı kent, muazzam.
Tertemiz, pırıl pırıl olması mühim değil.
Cıvıl cıvıl olması mühim.
Hele akşam saatlerinde.
Şehir merkezindeki caddelerin iki tarafı kafeler, restoranlarla bezenmiş.
Akşamüstünden itibaren hepsi dolu.
Gençler, orta yaşlılar, yaşlılar.
Kadınlı erkekli gruplar, kadın kadına eğlenmeye, yiyip içmeye gelenler.
Kimse kimseyi rahatsız etmiyor, kimse kimseye bakmıyor. Nasıl çağdaş, nasıl keyifli.
Gece yarılarına kadar dolu lokantalar, kavgasız gürültüsüz eğlenceler.
Gece yarısından sonra gittiğimiz bir müzikli eğlence yerinde masaların büyük bölümünde kadınlar.
Bir masada 60’larında bir kadın grubu eğleniyor.
Bir diğer masada 30-40’lı yaşlarda bir başka grup doğum günü kutluyor.
Başka masalarda genç kızlar, genç erkekler müzik dinliyor, şarkı söylüyor.
Çok da güzel dostlar, arkadaşlar edindim Adana’da kaldığım 2 günde.
Nasıl moralim düzeldi anlatamam.
Keyfiniz kaçarsa Adana’ya bir uğrayın derim.
Türkiye’ye olan inancınız artar.“
 
*     *     *
 
Bu yazıyı deneyimli gazeteci Fatih Altaylı tarafından Habertürk gazetesinde kaleme alındı..
Doğrudur, Fatih Altaylı’nın tanıklık ettiği manzaralar birebir Adana gerçeğidir..
Meseleye oruç tutanın tutmayana, içki içenin içmeyene vs. gösterdiği hoşgörü noktasından baktığımızda iddia ediyorum ki Türkiye’nin ilk sırasında yer alırız.. 
Sosyolojik-siyasal tesbitlerden yola çıkıp Adana açısından olumlu imaj yaratmaya yönelik bir yazı.. Bundan öteye gitmez.. Kaldı ki bunu keşfetmek için Fatih Altaylı’nın Adana’ya gelmesine de gerek yoktu.. Yakın tarihte Adana’ya gidip gelmiş bir arkadaşına sorsa aynı izlenimi alırdı.. 
Usta gazetecinin, Adana’ya gelmişken kentin sorunlarıyla ilgilenmesini de beklerdik.. 
İşsizlik, ekonominin gidişatı, kentiçi ulaşımın hali, çarpık yapılaşma, Suriyeliler meselesi Fatih Altaylı’ya ne malzeme olurdu ama..
Ankara’ya “Biz buradayız, bakın ne haldeyiz” diyebilirdik.. 
Neyse, adam Adana’ya gelmiş, memleketimizi onore etmiş.. fazla üzerine gitmenin alemi yok.. Bence asıl eleştirilmesi gereken, Fatih Altaylı’ya Adana’yı Ziyapaşa’dan ibaret göstermeye çalışan zihniyettir..
Kendi duygularını tatmin etmek için Adana’nın reel sorunlarını ikincil plana itmeye kalkışan egoizmdir.. 
Bu bakımdan Ali Haydar Bozkurt vb. gibi makyajcı zihniyet sahiplerinin kent sorunlarının çözümünde devasa birer handikap olduğunu düşünmeden edemeyiz.. Faydadan çok zararları vardır..
Sözün özü;
İmaj düzeltmeye çalışalım derken; Adana elden gidiyor, farkında mıyız.?
 
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Alkin “Organizasyonu Değil Çözümü Büyütün”
Alkin “Organizasyonu Değil Çözümü Büyütün”
Osmaniye Dahil 12 İl, Büyükşehir Oluyor
Osmaniye Dahil 12 İl, Büyükşehir Oluyor