Adana Barosundan Hukuk Devleti Çağrısı

GÜNCEL - 26-03-2025 17:27

Adana Barosu tarafından son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin kaygı ve çözüm önerileri paylaşmak üzere “Hukuk Devleti İçin Çağrı” konulu basın açıklaması gerçekleştirildi.

Adliye önünde cübbeli olarak gerçekleştirilen basın açıklamasına Adana Barosu Başkanı Av. Volkan Böke, yönetim kurulu üyeleri, çok sayıda avukat ve basın mensupları katıldı.

Açıklamayı gerçekleştiren Başkan Av. Volkan Böke, “Ülkemizde kısa sürede yaşanan gelişmelerle hukuk devleti ilkesine, demokrasiye ve yargıya olan güvene zarar verdiğini düşündüğümüz günlerden geçmekteyiz. İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davaname ile görevden alınmalarına karar verilmiş olması; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile bazı ilçe belediye başkanları ve belediye çalışanları hakkında başlatılan soruşturma kapsamında yapılan açıklama, sonrasında yaşanan bir kısım hak ihlalleri ve sokak olayları nedeniyle, avukatlık kanununun verdiği görev ve sorumluluklar çerçevesinde açıklamada ve çağrıda bulunma ihtiyacı doğmuştur.” dedi.

Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve savunma özgürlüğünün demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurları olduğuna vurgu yapan Av. Böke, “Söz konusu ilkeler yüzlerce yıllık hukuk uygulamaları sonunda doğmuş, gelişmiş ve hemen hemen çağdaş tüm hukuk devletlerince de kabul görmüş ilkelerdir. Andığımız ilkeler kişilerin hakkını koruma amacına yönelik olduğu kadar toplumsal barışın sağlanmasına da hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu ilkelerle çatışan, bu ilkeleri ihlal eden her uygulama "çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkma" iddiası ile kurulan Cumhuriyet idealine de aykırı olduğu gibi, bu hakların sahibi olan yurttaşlar açısından da bir hak ihlali oluşturacak, toplumsal barışa da zarar verecektir.” cümlelerini kullandı.

Av. Böke, dünyanın sayı itibarıyla en büyük barosu olan ve 147 yıllık geçmişe sahip İstanbul Barosu'nun bir basın açıklaması nedeniyle böylesi bir davaya maruz bırakılmasının adaletin tesisi için görevli olan barolar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekerek konuşmasının devamında şunları bildirdi:

“Davanamenin tek dayanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalılar hakkında re'sen bir ceza soruşturması başlatılmasıdır. Ancak Avukatlık Kanunu uyarınca avukatların görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi kılınmıştır. Böylece yasa koyucu tarafından savunmanın bağımsızlığı ölçüsünde mesleğin icrası kolaylaştırılmak istenmiş ve avukatlar özel bir soruşturma usulüne tabi kılınmıştır. Bu bağlamda, İstanbul Barosu ve yönetim kurulu adına Adalet Bakanlığınca verilen izninin iptali için idare mahkemesinde açılmış bir dava bulunmaktadır. Dolayısıyla idari yargının vereceği karar ile davanamenin dayanağını oluşturan cezai soruşturmanın temelsiz kalabilme durumu bulunmaktadır ki, bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde telafisi imkansız sonuçlar doğacağı aşikardır.”

Günün Diğer Haberleri