Asrın felaketi olarak nitelendirilen bölgemizdeki depremler zinciri Adana’ya da büyük ölçüde darbe vurdu. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 12 binanın yıkıldığı depremde Adana’da zarar gören binaların hasar envanterini çıkardı.
Bu konuda çok ciddi tartışmalar ve haksızlıklar yaşanıyor. Hangi binanın az ya da çok hasarlı veya hasarsız olduğu konusunda yükselen bir belirsizlik hakim. Müdürlüğün açıkladığı rakamlar ve verilen raporlar gerçeği ne derece yansıtıyor?
Soruyoruz;
Türkiye, gözlerini depremden çok ciddi biçimde etkilenen Hatay ve Kahramanmaraş gibi illere çevirmişken ‘tavşana bak’ misali Adana’da deprem borsası mı oluşturuldu!
Bu bağlamda az ya da orta hasarlı birçok binaya ‘hasarsız raporu’ verildiği iddia ediliyor. İddiadan öte ortada videolu fotoğraflı ve belgeli kayıtlar var.
Böylelikle hem tanınmış müteahhitlerin itibarı korunmaya çalışılıyor hem de uğrayacakları yasal ve maddi zararların önüne geçilmiş olunuyor.
Tıpkı bazı müteahhitler gibi bazı yapı denetim firmaları da kendilerine yönelik riski bertaraf etme çabasında. Bunlar da deprem borsası zincirinin bir halkası.
Hasar tespit raporlarına yüzlerce itirazın gerçekleştiği Adana’da (tamamına yakını kiracı), evlerinin değer kaybetmesinden korkan birçok mülk sahibi de ‘hasarsız raporu’ alma kaygısına düştü.
İnsan yaşamını hiçe sayan bu ‘deprem borsasına’ yönelik Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın harekete geçmesi bekleniyor. Hasarsız raporu verilen binalar mutlaka savcılık tarafından teker teker soruşturulmalı ve sıkı bir denetimden geçirilmeli.
O ileride yaşanacak büyük bir depremde binlerce kişinin hayatını kaybetmesinin (Allah korusun) sorumlularını şimdiden ihbar ediyorum!
Ayrıca Deprem Suçları Soruşturma Bürosu’nun da mağdur olan vatandaşların tazminat haklarını korumak adına müteahhitlerin mal varlıklarını elinden çıkarmasının önüne geçmesi isteniyor. Aksi takdirde evleri yıkılan ya da kullanılamaz hale gelen yüzlerce vatandaş hakkını arama fırsatını kaybetmiş olacak.
ALİ PEKMEZCİ