Sabah Gazetesi köşe yazarı Ersin Ramoğlu, bugünkü yazısında Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin'in görevde kalışını "Bazı yarasaların hevesi kursağında kaldı" diye yorumladı.
O yazı:
Atatürk, 9 Ekim 1925'te cumhuriyet savcılarına hitaben şöyle diyordu:
"Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsesiz bir birey yoktur. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan cumhuriyet savcılarıdır."
Bu söz sadece duvara asılacak bir vecize değil, devletin adalet anlayışının özüdür.
Bugün Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde ortaya koyduğu tavır da budur.
Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin'in tavrı da aynıdır.
Bahis baronlarının ensesine çöken...
Uyuşturucu tacirlerinin uykularını kaçıran...
Adliyeyi ticarethaneye çevirmek isteyenlerin düzenini bozan...
Hep aynı devlet refleksidir.
Bu yüzden "Kürşat gitti" haberleri yarasaları sevindirmişti.
Hevesleri kursaklarında kaldı ama.
Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin'in tavizsiz tutumu, dokunulmaz sanılan birçok ismin keyfini kaçırdı.
Akın Gürlek olmasaydı bugün Zeydan Karalar davul zurna eşliğinde Adana üç ayak oyunu oynayacaktı.
2014'te Seyhan Belediye Başkanı seçildi.
Sonra Büyükşehir'e geçti.
Yığınla rüşvet iddiasına rağmen ona dokunan olmamıştı.