Gazeteci Zihni Çakır, bugünkü yazısında Av. Ömer Faruk Gerger'e yönelik iddialarda bulundu.
Çakır'ın ilginç yazısı:
"Adana Sinem Apartmanı!
11 kişiye mezar olan Apartman
6 Şubat Elbistan merkezli ikinci depremle yerle bir olan apartman.
Ve Ömer Faruk Gerger!
Avukat mı, Eğitimci mi, Müteahhit mi?
O sadece Avukat olduğu savunması yapıyor!
Resmi kayıtlara bakınca kimi zaman eğitim kurumu işletmecisi kimi zaman müteahhit kimi zaman Avukat.
Ancak belli ki mesleğinden ya da mesleklerinden çok nüfuzu öne çıkmış, zira 11 kişiye mezar olan Sinem Apartmanının müteahhit ortaklarından biri olmasına karşın mahkeme onun “müteahhit olmadığına” hükmederek tahliyesine karar vermiş. Hem de depremin daha birinci ayı dolduktan sonra. Yani deprem enkazları hala kaldırılmadan, jet hızıyla
Ortağının savunmasına bakıyorsunuz; adeta “çiviyi bile birlikte aldık” diyor. Bu derece sorumlu olduğunu belirtiyor lakin tutukluluğa itiraz mercii olan mahkeme, Ömer Faruk Gerger’in “çevirisine” göre; “bu avukattır, müteahhit değildir. Sadece sermaye ortağıdır. Ve herhangi bir yetkisi yoktur. Şirkette yapılan anlaşmalarda sözleşmelerde hiçbir imzası bulunmamakta“ demiş ve tahliye etmiş Ömer Faruk Gerger’i…
Gerçekten insan hayret ediyor!
Resmi kayıtlarda adeta Avukatlık haricinde her işi yaptığı görülen, Akademi Dergisi Dershaneleri ortaklığında ortaklarıyla yaşadığı SKANDALLAR RESMİ KAYITLARA YANSIYAN, bu Dershane ortaklığı sürecinde birlikte olduğu çevresinde dolandırıcı olarak bilinen ve bu yönde sabıkası bulunduğu öne sürülen M.Ç. ile çevirdiği işler kayıtlara geçen, Dershane ortaklarını tartışmalı senet ve muvaffakatnamelerle kandırıp hisselerine çöken biri bütün bunlardan zıpladığı gibi 11 kişinin hayatını kaybettiği apartmandaki sorumluluktan da zıplamayı başarıyor.
Deprem davası yargılamasında, “Sadece sermaye ortağı olduğunu” belirterek tahliye olan Ömer Faruk Gerger’in, 2004-2008 yılları arasında 10 ortaklı dershane işine girdiği, dershaneyi de 2 yıl içinde bir takım nedenlerle kapatmak zorunda kaldığı, sanık avukatın savunmasının aksine avukatlık dışında bir çok ticari işinin bulunduğu, bunlar ortada dururken hangi nedenlerle tahliye edildiği soruları cevabını bulamadı, bunun cevabını aramaya elbette devam edeceğim.
AK Parti Adana Kurucu İl Başkanı da olan Avukat Ömer Faruk Gerger’in, depremde yıkılan bina ile ilgili bütün yasal sorumluluğu üzerine yıkmaya çalıştığı ve bu şekilde kendini kurtaracağını düşündüğü ortağı ile olan ticari ve hukuki ilişkilerinin de yargı mercileri tarafından araştırılması gerektiği kanaatindeyim ve ben gazeteci olarak bunu araştıracağım.
Sanık avukat, diğer sanık ortağının daha önce yargılandığı sahtecilik dosyasında vekilliğini yaparken diğer taraftan da aynı kişi ile ticari ortaklık yapması, aslında depremdeki sorumluluğunun da eşit olduğunu göstermez mi?
Mahkeme tahliye kararını verirken tüm bu ilişkileri ve ortağının ifadelerini göz önünde bulundurmadı mı?
AK Parti Adana Kurucu İl Başkanı Ömer Faruk Gerger’in siyasete kattığı bir çok meslektaşının halen Ankara’da etkin görevlerde olduğu konuşuluyor.
Bu durum, 11 kişinin hayatını kaybettiği Sinem Apartmanı davası müteahhit ortağı Gerger’in tahliyesinde tetikleyici ya da yönlendirici bir rol oynadı mı bilinmez, lakin bir binanın yapımında sorumluluğu bulunan birinin tahliye edilirken bütün suçun tek bir ortağa yıkılmaya çalışılması pek normal bir durum gözükmüyor.
Konunun yakın takipçisi olacağım elbette…"