Geçtiğimiz mayıs ayında yine Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26’da 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. Depremin 8,6 kilometre derinlikte oluştuğu ve Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Niğde' de oluştuğu bildirilmişti.
Bu deprem sonrası Adana’da sıklıkla saha çalışmalarını sürdüren, doktorasını Kadirli-Kozan-Feke (Adana) bölgesinin stratigrafisi ve tektonik özellikleri üzerine yapan Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, şu bilgileri verdi:
"Adana ve çevresinde sıkça gündeme gelen Savrun Fayı’na ilişkin özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından büyük deprem üretebilir ddialarıyla gündeme gelen fay hattı sanıldığı gibi aktif değil.
Adana dendiğinde genelde Savrun Fayı’na dikkat çekiliyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra Savrun Fayı daha fazla dillendirilmeye başlandı. ‘7 büyüklüğünde deprem üretecek’ diye de altı çiziliyor. Ancak bu bölgeye oldukça hâkim ve hâlâ arazi çalışmalarını yürüten biri olarak, hatta Savrun Fayı ile ilgili özel çalışmalar yapan biri olarak söyleyebilirim ki Savrun Fayı direkt olarak aktif değil. Bunu hep söylüyorum. Ayrıca iki kez Jeoloji Kurultayı’nda bildiri olarak da sundum.
Savrun Fayı çok parçalı bir yapıya sahip. Bu fayın kuzey kesimi 6 Şubat depremlerinde kırıldı. Göksun’dan başlayarak belli bir bölüme kadar kırıldı. Bu yüzey kırıklarını tespit ettik. Savrungözü’nden Kozan’a doğru uzanan yaklaşık 40-45 kilometrelik bir fay var. Ancak bu fay Miyosen (Yaklaşık 23 milyon yıl önce başlayıp 5,3 milyon yıl önce sona ermiştir ve Neojen Dönemi’nin ilk kısmını oluşturur) öncesinde kırıldı. Miyosen’den sonra da neredeyse 20 milyon yıldır hareket etmemiş bir fay. Hadi varsayalım aktif olmayan fay da bazen hareket edebilir, çevredeki büyük depremlerin etkisiyle kırılabilir. Ancak kırıldığını varsaysak bile tek parça ve kırılacak bir fay değil, çok parçalı bir fay."