TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, Pınar, Fatih Ve Gürselpaşa Mahallelerini kapsayan 440 hektarlık alanda yapılan imar planı revizyonu hakkında açıklama yaptı
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"Meslek Odalarının görevi herhangi bir planı peşinen savunmak veya reddetmek değildir. Meslek Odalarımız; tüm planlama süreçlerini bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirmekte; gerekli gördüğü durumlarda hukuki süreçleri takip etmekte ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi görev kabul etmektedir.
Bu nedenle Pınar, Fatih ve Gürselpaşa mahallelerini kapsayan planlama süreci de geçmişte olduğu gibi teknik raporlar, plan kararları ve mahkeme hükümleri birlikte değerlendirilerek izlenmeye devam edilecektir.
Özellikle deprem gerçeğiyle yüzleşen Adana’da, kentsel dönüşümün temel hedefi yalnızca daha fazla yapı üretmek değil; daha güvenli, daha sağlıklı, daha dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir kent oluşturmak olmalıdır. Bu kapsamda, planın öngördüğü nüfus kapasitesinin; mevcut ve önerilen yapı stoku, zemin özellikleri, ulaşım sistemi, sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve teknik altyapı kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesini; bu değerlendirmelerin bilimsel, şeffaf ve kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmasını talep ediyoruz.
Kentimizin geleceğini ilgilendiren tüm planlama süreçlerinde kamu yararını, planlama disiplininin evrensel ilkelerini, afetlere dirençli kent yaklaşımını ve kent hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
PLAN REVİZYONLARI 2019 VE 2022’DE İPTAL EDİLDİ
Bu kararlar doğrultusunda hazırlanan 2019 yılı plan revizyonu da yargı kararıyla iptal edilmiş, ardından 2022 yılında hazırlanan yeni plan ise park alanları ve plan sınırlarına ilişkin hukuki gerekçeler nedeniyle yeniden iptal edilmiştir.
Bugün yürürlükte bulunan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu, geçmişte verilen yargı kararlarının gereklerini yerine getirdiği iddiasıyla hazırlanmıştır. Dolayısıyla planın değerlendirilmesinde esas alınması gereken husus; geçmişteki hukuka aykırılıkların gerçekten giderilip giderilmediği, plan bütünlüğünün sağlanıp sağlanmadığı, kamu yararının korunup korunmadığı ve şehircilik ilkelerine uygunluğun teknik olarak sağlanıp sağlanmadığıdır.
Kamuoyunda zaman zaman tüm bölgeye E=2.40 emsal verildiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Plan hükümleri incelendiğinde bunun teknik anlamda doğru olmadığı görülmektedir. Mevcut ruhsatlı ve nitelikli yapıların yapılaşma haklarının korunduğu, dönüşüm öngörülen alanlarda ise farklı yoğunluk kararlarının uygulandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, bir planın yalnızca emsal değerleri üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Özellikle mevcut yapı stokunun niteliği, alanın zemin özellikleri, deprem riski, nüfus artışıyla ortaya çıkacak ulaşım ve altyapı ihtiyacı ile sosyal donatı kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir."