Boyu 5 metre olacak! Riskli yerler bir bir açıklandı! Büyük İstanbul depremi için korkunç açıklama - İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık şehri ve dünya genelinde önemli bir ticaret merkezi. Ancak, kentin konumu, bir deprem ve tsunami riskini de beraberinde getiriyor. İstanbul'da meydana gelebilecek olası bir Marmara depremi, tsunami dalgalarıyla sonuçlanabilir ve kıyı bölgeleri ile kıyı şeridindeki yapılar büyük bir tehlike altında kalabilir. Tsunami, deprem, volkanik patlama veya çığ gibi olaylar sonucu deniz yüzeyinde meydana gelen ani hareketlerin, deniz suyunun yüzeyindeki düzensiz dalgalanmalar yarattığı doğal bir afettir. Tsunamiler genellikle çok yüksek hızlarda hareket eden devasa dalgalar şeklinde ortaya çıkarlar.
İstanbul Tsunami Riskleri
Tsunami dalgalarının İstanbul kıyıları ile kıyı bandındaki bazı yapıları etkileyeceği ile ilgili uyarılar yapıldı. Konu ile ilgili farklı senaryolar bulunsa da ortak görüş, 7.2 ve üzeri bir depremde İstanbul'un güney kıyılarını vuracak dalga boyunun 2 ile 4 metreye ulaşacağına ilişkin oldu. Bu, İstanbul'un birçok kıyı şeridi için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Tsunami Riski Olan Yerler
Haber Global'den Mert İnan'ın haberine göre; Avrupa Yakası'nda Fatih, Zeytinburnu, Avcılar, Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Silivri, Anadolu Yakası'nda ise Maltepe, Kadıköy, Kartal sahil bandı, tsunami riski altında olan yerleşim alanları olarak dikkatleri çekiyor. Örneğin İstanbul'un kalbi sayılan Fatih ilçesindeki tsunamiye bağlı riskler Tsunami Risk Analizi ve Eylem Planı kitapçığında açıkça ifade edilirken, Cerrahpaşa, Aksaray ve Katip Kasım mahallelerindeki bazı yapıları su basma riski, sırasıyla yüzde 46.1, yüzde 44.6 ve yüzde 44.4 şeklinde belirtiliyor. Silivri'de ise 50 bin 572 yapıdan 3 bin 545’inin depremle meydana gelecek tsunami sebebiyle suyla temas edeceği uyarısında bulunuluyor.
İstanbul'da olası bir deprem ve tsunami durumunda kaçış yollarının yetersizliği, dar sokaklar ve etrafındaki binaların deprem sırasındaki olası durumu tedirginlik yaratıyor. Tsunami uyarı tabelaları arasında, Barbaros Bulvarı'nın Zincirlikuyu istikametine giden giriş kısmında yer alan ve tsunamiden kaçış alanı şeklinde belirtilen 50 senelik binaların olduğu bir hat en çarpıcı örneklerden biridir.
Benzer durum Kabataş'taki uyarı tabelası için de yaşanıyor. Söz konusu tabelada Mebusan Yokuşu kaçış noktası şeklinde işaret edilirken, her iki yanı eski yapılarla dolu olan caddedeki binaların depremin şiddetine karşı nasıl direnç göstereceği belli değil.
Boğaz Hattı'ndaki Bebek İnşirah Caddesi, Arnavutköy Vezirköşkü ile Üvez Sokak'a konulan kaçış tabelaları da daracık ve her iki tarafı binalarla çevrili istikametleri işaret ediyor. Şehir plancılarına göre, Beşiktaş ve Tarihi Yarımada'nın kıyı bandı olacak şekilde boş ve yeşil alan konusunda alternatiflerin kısıtlı olması, kaçış yollarının açık alanlara çıkması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyorlar.
Afet uzmanları, İstanbul'un tsunamiden okyanus kıyısında yer alan şehirler gibi etkilenmeyeceğini belirtse de, tabelaların gösterdiği kaçış yönlerinin göstermelik olduğuna vurgu yapıyorlar. Deprem bilimciler ise, özellikle Cankurtaran sahilinden hem Beşiktaş'a, hem de Cankurtaran'dan Bakırköy'e uzanan hat boyunca eski binalar olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu durum, tsunami kaçış alanlarının eski binaların olduğu sokakları göstermesi risk yarattığını gösteriyor.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat, Marmara'daki son verilerin analizine göre, şu an için herhangi anormal fay davranışı olmadığını belirtiyor. Ancak, zamanın çok iyi kullanılması gerekliliğine vurgu yapıyor.
