Siyasetçi dediğin, hele hele belediye başkanı dediğin 24 saat telefonuna bakmalı. Arayan bir basın mensubu ise mutlaka bakmalı; çünkü kamuoyunun gözü, sesi, kulağıyız.

Eleştirel haberlerimiz dahi onlar için ışık tutulmuş bir yoldur. Aydınlatılmış o yolda hem yönettikleri yere hizmet ederler hem de siyaseten önlerini açmış olurlar.

Biz aracıyız.

İtiraf etmek gerekir ki aramın limoni olduğu Zeydan Karalar'la her fırsatta görüşebiliyorum. Gerektiğinde arıyorum, telefonuna bakıyor; kendisinin aradığı da oluyor. Seyhan belediye başkanı Oya Tekin de aynı keza. Diğer ilçe belediye başkanları da.

İkisi hariç.

Çukurova Belediye başkanı Emrah Kozay ve Yüreğir Belediye başkanı Ali Demirçalı. Demirçalı'nın akıl hocası danışmanları böyle yol göstermiş olabilir.

Ayrımsız tüm partilerin genel başkanlarına, genel başkan yardımcılarına, milletvekillerine, il başkanlarına, şehrin Valisine, Emniyet Müdürüne telefonla ulaşmakta hiçbir zorluk çekmiyorum.

Peki siz kimsiniz; kendinizi bulunmaz hint kumaşı mı sanıyorsunuz!

Belediyedeki makamınıza can korkusundan gidemediğinizi mi yazalım istiyorsunuz.?

Rüşvetten yargılanırken kapalı kapılar ardında el sıkışıp 23 Şubat'ta kesinlikle parti rozeti değiştireceğinizi mi!

Eleştirilerden ve sorulardan da bu kadar korkulmaz ki. Vatandaşa ve medyaya uzak kalan bu başkanlarla CHP kendine yazık ediyor. 

Ali PEKMEZCİ