Ai PEKMEZCİ
Çok zor bir yazı olacak biliyorum. Hakikatin, vicdanın ve özgürlüğün anlamını bulabileceği bir yazı.
Nereden başlasam diye o kadar çok düşündüm ki.
*
Hiçbir takım tutmadan, hiçbir ideolojik kaygı gütmeden toplumun inançların yanısıra düşünce özgürlüğünü de önemseyen bir yazı olmalı.
*
Sanat eleştiricidir. Hiciv yoluyla da olsa, kıyısından köşesinden de geçse eleştiri içermeyen hiçbir sanatçı toplumsal görevini yerine getirmemiş demektir. (özellikle mizah alanında)
Sanata fena halde saygı duyarım.
*
Dolayısıyla Deniz Göktaş meselesine gelmiş bulunuyoruz.
*
Bir defa çocuk büyük yetenek. Olağanüstü bir birikime sahip, kendine göre muhalif bir duruşu var.
Ama bunu sahnede hangi dille seyirciye aktarması gerekirdi; bunu tartışacağız.
*
Öncelikle ters kelepçeyle gözaltına alınışını eleştirmek zorundayım. Çocuk zaten teslim olmak için çıkıp gelmiş.
Maalesef bu gözaltı biçimi Türkiye’de bir geleneğe dönüştü.
Özellikle muhaliflere yönelik!
*
Dikkat ederseniz medyada, sosyal medyada Deniz Göktaş’a yönelik ya bir linç ya da sahiplenme kültürü var.
Toplum bir karpuz gibi ikiye bölündü!
*
Deniz Göktaş bağrından çıkıp geldiği dünyaya hitap eden mizah sergiliyor. Ama iki Deniz’i de örtüştürmek iflah olmaz bir saygısızlık.
Deniz Gezmiş ile birlikte idam edilen Çerkez Yusuf Aslan’ı nereye koyacağız!
*
Defalarca izlediğim gösterisinde iki noktayı eleştirmeden geçemeyeceğim.
*
4 kitap meselesinde Kuran-ı Kerim’e yönelik söylemini eleştirmek durumundayım. Kendisinin olduğu kadar toplumun büyük bölümünün de kutsallarının varlığı söz konusu.
Deniz, düşünce özgürlüğü geleneğinden geliyorsa; insanların inanç özgürlüğüne ve kutsalına mutlaka saygı duymalıydı.
Bu bir.
*
İkinci nokta.
Alevilik ve solu aynı torbada harmanlayıp yekpare hale dönüştürmek içine düştüğümüz bir amansız girdap. Sosyalist ve devrimci düşünceden uzaklaşıp mezhep ve etnisiteye dayalı siyaset ve sanat biçimi sola hiçbir şey kazandırmaz.
*
Ali Pekmezci, yıllardır CHP’ye oy veren, 12 Eylül sürecinde oğlunun kapısını gözleyen, ama dininin gereğini yerine getiren annesine bu durumu nasıl izah edecek!
*
Bunun bir benzerini Adana’da yaşıyoruz. Sol (CHP) Alevilik ve Kürtlük cenderesine sıkıştırılmış halde, maalesef.
*
Bu da benim ifade ve düşünce özgürlüğüm.
*
En başa dönecek olursak.
Tamamen ‘sol kaygılarla’ yapılan bu eleştirinin ciddiye alınmasını ve hatta önemsenmesini beklerim.
*
Umarım Deniz Göktaş serbest bırakılır ve bu yazıyı mutlaka okur.
