Ali PEKMEZCİ 

Yıl 2013.. 

Adana Haber Gazetesi’ne her sabah gelişinde, Rıfat Söylemez ve Ali Pekmezci‘den simit iste, çay iste.

İş yok güç yok; kahvede yancı olarak hoşkin oynayanların hesabına çay iste.

*

2012’de, hani sen CHP İl Başkanı iken partiye 136 bin liralık haciz gelmişti. Masa ve sandalyeleri kaldırıldı.

O parayı yokluktan nasıl ödeyemediğini kamuoyuna izah etmeyi iste. 

*

Seyhan Belediye Başkan adaylığında Ertan’dan neyin karşılığı olduğu bilinmeyen para iste.

Koltuk mu seni değiştirdi yoksa sen mi böyleydin? Başkan seçildiğinde bir anda dostlarını sıfırlayıp ‘kafana göre’ yeni çevre iste.

*

Kent Meydanı dedin, ilçeyi beton yığınına boğdun. Trafiğin can çekiştiği bölgedeki vatandaşların sana lanet okumamalarını iste. 

*

Aziz İhsan Aktaş’ı Adana ve Seyhan Belediyesi ile tanıştırıp, yerin altına çöp konteynırı (kaç tane konuldu bilinmez) koydurmayı iste.

Şu anda Silivri’de yatan has adamın Özcan Zenger‘den, ‘Bak bakalım, ihaleyi alanlar ne yapıyor’ diye kontrol etmesini (!) iste.

*

Usulsüz arsa satışı gerekçesiyle memurların yargılanırken ‘Benim imza yetkim yok ki. Sorumlu onlardır’ diye satıp kendini kurtarmayı iste.

Sen istersen başarırsın; Zeytinli köyünün yolunu satmayı da iste. 

*

Çok özel birisin. 2019 yerel seçimlerinde Adana BŞB başkan adayı olmayı iste.

Seyhan‘ı boşalttıktan sonra Akif Akay’dan Özel Kalem Müdürünün görevine devam etmesini iste.

*

CHP il-ilçe yönetimlerini ve kurultay delegelerini de dizayn etmeyi iste. Yeter ki hepsi askerin olsun. 

Bunları yaparken etnik ve mezhepsel ayrımcılığa bilhassa özen göstermeyi iste.

*

Trilyonluk ihaleleri, emanet usulü işleri aynı adreslere dağıtarak projeksiyonunu büyütmeyi iste.

Danışmanın Mürüvvet‘in de tutuklandığı reklam ihalesi operasyonunda oğlun Mert’in adının geçirilmemesini (belgelidir) iste.

*

2023’deki parti kurultayında, sana siyaset yapabilme yolunu açan Kemal Kılıçdaroğlu’nu son dakikada satmayı iste.

Yetmez. Tutuklanan Ekrem İmamoğlu’ndan boşalan Türk Belediyeler Birliği Başkan Vekilliğini de iste.

*

Biri Ankara’da ve zaten atıl olan şahsına, ailene ait fabrika sayısını 4’e çıkarmayı; hepsini faaliyete geçirmeyi iste.

Adana OSB’de, TEMSA’ya da karoser ve parça üreten fabrika kurmayı iste.

*

Rahmetli Samet Güdük’ün öldürülme gerekçesi olarak başka gerekçeler göstermeyi iste.

Eli eldivenli katilin sadece sana ait özel girişten makam odana kadar nasıl girdiğini anlatmayı iste.

Eli eldivenli (!) sözde ekmek fabrikası işçisi katille birlikte çekildiğin poz poz fotoğrafları albüm yapmayı iste. 

*

Baro başta olmak üzere neredeyse tüm oda seçimlerine burnunu sok; yönetimleri elinde tutmayı iste.

Kimseye nefes aldırma. Adana’daki tüm milletvekili, belediye başkanı, meclis üyelerini belirleme gücünü elinde bulundurmayı iste.

Sakın ha, kaybetme. 

*

Aziz İhsan Aktaş dosyasında tutuklandığında ‘Silivri’de ne işim var’ diyerek Adana’da yargılanmayı iste.

*

Yandaş-fondaş fark etmiyor; tahliye edilmen gerektiği yönünde yazılar yazdırılmasını iste.

Tahliye edildikten sonra da görevine iade edilmen için sipariş yazıların devam etmesini iste.

*

En trajikomiği de işte bu.

Gazete köşelerine ve televizyon programlarına haber uçurup Cumhurbaşkanı adayı olmayı iste.

Olur a, belki görevine iade ederler. 

*

Kendi yazdığın meclis üyelerinden CHP’li Yüreğir Belediyesi’ndeki encümen üyeliklerini muhalefete teslim etmeyi iste. 

Görevden alınan Ali Demirçalı’nın yerine seçilecek belediye başkan vekilini işaret etmeyi iste.

Gerçekleşmemesi halinde, ikinci bir aday çıkartıp Yüreğir Belediyesini AK Parti’ye teslim etmeyi iste.

*

Olur a, belki görevine iade ederler.

İyi tanırım; koltuksuzluk ruhunu acıtıyordur. 

*

Partilin ve kankan Vahap Seçer‘i yok say. Türk Belediyeler Birliği’nde, sıfatsız olduğun halde Başkan Vekilliği görevini geri iste.

Salondan dışarı atıl; yeniden içeri girmeyi iste.

*

6 yıllık BŞB Başkanlığındaki yegane başarın (!) Adana’ya denizi getirmiş olmandır. 

*

Senin hikayen, bu. 

*

Maalesef ego, kibir, megalomania ve histeri krizlerine yenik düşüyorsun. 

Sen Adana’dan çok şey istedin ama biz Adanalılar olarak senden bir tek şey istiyoruz.

Yeter artık; doy!

*

Taktığın başkanlık rozeti sayesinde bu kentin sana verdiği itibarı daha fazla örseleme.

*

Doy artık. Otur oturduğun yerde.