Ali PEKMEZCİ 

İBB ve Aziz İhsan Aktaş soruşturması kapsamında tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıl hapis cezası isteniyor. 

İlk duruşma 9 Mart 2026’da.

*

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gözaltına alınıp Silivri Cezaevine konulduktan sonra sol mahalle oldukça geniş yelpazeli bir savunma mekanizması geliştirmişti.

*

Ta ki Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tutuklanana kadar.

*

Karalar, Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı Baki Nogay’ın verdiği ifadeler doğrultusunda rüşvet aldığı gerekçesiyle 8 Temmuz 2025’de tutuklandı. 

*

Tutanaklara göre Seyhan Belediyesi döneminde Özcan Zenger aracılığıyla tam 11 kez rüşvet aldığı iddia edilen Zeydan’ın duruşması 27 Ocak 2026’da başlayacak.

‘Adana Gibi Başkan’ın 4-12 yıl arası hapsinin isteniyor. 

*

Gelin görün ki son aylarda ‘masumiyet ibresi’ Ekrem İmamoğlu’ndan Zeydan Karalar’a kayıverdi. Partinin Cumhurbaşkanı adayı resmen tali plana itildi.

*

Garibim İmamoğlu adeta Silivri’de unutuldu. Peki küçük bir ilin BŞB Başkanı hangi saiklerle partinin Çumhurbaşkanı adayının önüne geçebilir.?

*

Henri Charrière yaşananlara tanık olsaydı, sinemaya da uyarlanan ünlü Kelebek (Le Papillon) romanını, Silivri adasında unutturulan İmamoğlu adına yeniden yazardı.

*

Çünkü ve artık sol mahallede varsa Zeydan yoksa Zeydan. 

*

Güzellemenin ayrıntısına girelim; 

İmamoğlu‘nu savunmaktan yorgun düşen (!) kalemler bir anda “Zeydan’ın masumiyeti ve cezaevinde boşu boşuna yattığı..” konusunu işlemeye başladı.

*

Karalar’ın “Silivri’de ne işim var” diye başlayan her sosyal medya paylaşımı canlı yayınlarda ve köşe yazılarında gündemlere taşınır oldu.

*

Sihirli bir el dokunmuşçasına; son haftalarda AKP mahallesinin bazı mensupları da bu kervana katıldı. Ziyadesiyle göz yaşartıcı, duygusal (!) gelişmeler.

Hem de beklenmedik şekilde. 

*

Kamuoyunda başlatılan ortaklaşa algı yaratma operasyonundan, ‘yaşasın kalemlerin kardeşliği’ filminin senaryosu çıkar!

*

Güzelleme yapanların Zeydan’a tanıdıkları masumiyet kefaletini Ekrem Başkana tahsis ettiklerini maalesef hatırlamıyoruz. 

*

Üstelik,

Zeydan Karalar davasında iddianame haricinde ve duruşmalar sırasında başka hangi bilgi-belgeler, HTS kayıtları ortaya çıkacak bilinmez; öngörülemezken.

Kimbilir, belki de umulmadık itiraflar.!

*

İddia edilen rüşvet suçunun 1’den fazla (11 kez) işlenmiş olması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nden çıkacak kararı nasıl etkileyecek? 

*

CHP Genel Başkanının bile “Suçlu görülse dahi yeteri kadar yattı, tahliyesi gerekir..” dediği bir ortamda nasıl bir cezanın çıkacağını kestirebilmek hakikaten çok zor.

*

Zeydan Karalar özelinde şaşırtan tek şey; davaların lokomotifi İmamoğlu‘nu tali plana itmesi ve AKP saflarından dahi cübbesiz hakim, savcı, avukat bulabilmiş olması.

*

Mertçe yazmak gerekirse,

Müthiş bir organizasyon becerisinin kokuları yükseliyor. 

*

İstanbul BŞB kapısı kapalı olduğundan eldeki tek kale, malumunuz Adana BŞB.

Kaynakların ‘cübbesiz avukatlara dağıtılması’ noktasında kesenin ağzının açılıp açılmadığını bilemeyiz ki. 

*

Yine bu kalemlere göre, AKP iktidarının CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarının tek masumu bizim Zeydan Başkan.

*

Bu konuda aralarında tartışmasız bir fikirbirliği (!) var!

*

Ancak biz artan rekor mal varlığı sorularının eşliğinde, Adana BŞB ile ilgili belgeli haberlerle yüklü sürecin finalini de merakla bekliyoruz. 

DİP NOT: Hüküm verici makam değiliz. Masumiyet karinesi dikkate alındığında Zeydan Başkanın beraat etmesi de ceza verilmesi kadar ihtimal dahilindedir.