ADANA'da 'beyaz gelinlik giyme' hayalini damatsız düğün ile gerçekleştiren, 23 Haziran'da da ağaçlık alanda cansız bedeni bulunan huzurevi sakini Sümbül Topbaş'ın (83) bir dönem bakımlarıyla da ilgilenen 30 yıllık komşusu Ayşe Gönenç (61), “Bayramlarda bizim evimizde kalıyordu, ben bakıyordum. Son bayram kurumdan izin çıkmadı. Sümbül abla huzurevinde kalmak istemiyordu. Defalarca kaçmaya çalışmış. Böyle bir ölümü hak etmedi. İhmal olduğunu düşünüyorum. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.
SON BAYRAM İZİN ÇIKMADI
Sümbül Topbaş'ın huzurevine yerleşmeden önce kaldığı Köprülü Mahallesi’nde bakkallık yapan 30 yıllık komşusu Ayşe Gönenç, Demirören Haber Ajansı’na konuştu. Topbaş’ın ölüm haberiyle sarsıldığını ve çok üzgün olduğunu söyleyen Gönenç, “Kimsesi yok. Var da yok denilebilir. Ablası ve yeğenleri vardı ama burada oturmuyorlar. Sümbül abla tek başına yaşardı. Dükkanımızdan alışveriş yapardı. Tertemiz, eli yüzü düzgün bir insandı. Yaklaşık 30 yıldır yani gençlikten tanıyoruz. Ortada kalınca huzurevine yatırıldı. Kimse önemsemedi, biz de sahip çıkıyorduk. Biz bayramlarda alıp mahalleye getiriyorduk. Bizim evimizde kalıyordu, ben bakıyordum. Helalühoş olsun, hiç zorsunmadım. Bu bayram istedik, kurum vermedi. Yakınları huzurevinden çıkmasını istemiyormuş. Kadına sahip çıkmadılar. Günah değil mi?” diye konuştu.
‘HUZUREVİNDE MUTLU DEĞİLDİ’
Sümbül Topbaş’ın huzurevinde mutlu olmadığını söyleyen Ayşe Gönenç, şöyle devam etti:
“Huzurevinde kalmak istemiyordu. Huzurevinde kimseyi tanımadığını, mahalleyi çok özlediğini anlatıyordu. ‘Burada siz varsınız. Orda kimseyi tanımıyorum. Vakit geçmiyor’ derdi. Bana ‘Anne’ derdi. Bazı rahatsızlıkları başlamıştı. Şizofren ve Alzheimer hastalıkları vardı ama kimseye bir zararı yoktu. İlaçlarını yazdırıyor, alıyorduk. İlaçlarını içerdi. Beraber uyurduk. Hiçbirimize kötü bir davranışı olmadı. Ama huzurevinde mutlu değildi. Oradan defalarca kaçmaya çalışmış. Sonuçta burada doğmuş büyümüş ve buralarda kalmayı istiyordu. Burada tüm mahalleyi tanır, konuşur, gülüşüyordu. Bizim evimizin insanı gibiydi, hiç ayırmadık. Böyle bir ölümü hak etmedi. Çok üzgünüz. İhmal olduğunu düşünüyorum. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz.”
