SAĞLIK
Giriş Tarihi : 05-01-2023 10:56

Sahte İlaç Skandalında Son Perde!

Sahte İlaç Skandalında Son Perde!


Dün ilaç firmaları ve SGK arasında yaşananlara dair bir giriş yazmıştım. 

Eski AKP’li vekil Şükrü Ayalan’ın 50 Avro yerine 3 bin 750 Avro’ya ilaç aldırdığına dair istifa mektubunu anlatmıştım. 

Hatta öyle ki eski ortağı Birol Taşkara'dan, eski AKP’li vekilin adamları tarafından kafasına silah dayayarak, 11 milyon Avro aldıklarını ve Taşkara'nın bunu savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu aktarmıştım. 

O konuya tekrar döneriz. 

Ama şimdi diğer isimleri anlatayım.

Eski Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş...

Gayriresmi ortağı olduğu TR Pharma ilaç firmasının pahalı ilaçları dikkat çekiciydi. Nasıl olmuş ise ödeme listesine alınmış. Dönemin kurum müdürü bir gün Fatih Çırakoğlu’nu arıyor. 

TELEFONDA TEHDİT

Osman Dinçbaş’ın kendisini aradığını ve “Chenodioksikolik” isimli ve kutusu 11 bin 850 Avro olan ilaçtan 1000 adet, yani yaklaşık 1 yıllık alım yapılmasını istediğini ancak olumsuz yanıt verdiğini anlattı.

Ertesi gün Fatih Çırakoğlu’nun yanındayken Osman Dinçbaş arıyor ve “Müdür efendi herkesi aştık, seni aşamıyoruz, bu ilaç 1000 kutu alınacak” diyor.

Fatih Çırakoğlu da “Biz en fazla altı aylık ilaç alıyoruz. Bir yıllık ilacı hiçbir firmadan almadık, bu firmadan da alamayız” diyor. Karşı taraf “Peki siz görürsünüz” deyip telefonu kapatıyor. 

Hemen dört kişilik bir Maliye Bakanlığı müfettiş ekibi geliyor. İşletme olmamamıza rağmen denetlemeye çalışıyorlar. Sonra bize resmi yazı geliyor. Abartısız dört kamyon belge fotokopisi istiyorlar. Fakat hiçbir şey çıkmıyor.

Araştırıp baktım. 

Osman Dinçbaş 2021 yılında görevinden alındı. Bahse konu firma TR Pharma Rus ortaklı bir firma. İlk kuruluş 2013 tarihli. Alexey Repik ve Ideogen AG adlı bir firma ile ortak. 11 Temmuz 2013’te ise Türk ortağı Mehmet Can Göker oluyor. Göker’in babası ROCHE adlı ilaç firmasının yönetim kurulunda. Roche CEO’su William Burns Mehmet Can Göker’in nikâh şahidi.

Bir isim daha anlatayım.

Adı: Hulusi Ay

Eski AKP Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz’in yeğeni Yavuz Filiz, CMC isimli bir firma kurduğunu söyleyip kendisine iş verilmesini isteyerek yeğeni için randevu istemiş. Ertesi gün gelmiş ve “Benim amcam sizi arayacak, siz beni şartlara bağlayacaksınız öyle mi” diye sinirlenip çıkıp gitmiş.

Bu olayların tamamını Fatih Çırakoğlu’nun istifa mektubundan ve kurum içerisindeki kaynaklarımdan aktarıyorum.

SAHTE İSİMLE ŞİKÂYET

Kendisi de Çankırılı olan Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Hulusi Ay daha sonra olay hakkında bilgi istemiş. Fatih Çırakoğlu da durumu anlatmış. Sonra PTT şubesinden sahte isim ile tutarsız suçlamalar içeren bir şikâyet dilekçesine istinaden genel müdür, daire başkanı, Fatih Çırakoğlu hakkında soruşturma açılmış. Fatih Çırakoğlu’nun soyadı Çırakoğlu iken dilekçede Sarıoğlu yazılmış. 

Buna rağmen soruşturma açıldı. İki müfettiş 6-7 ay boyunca müdürlüğe yerleşti. Çırakoğlu istifa dilekçesini kuruma sunduktan kısa süre sonra Çalışma Bakanlığı tarafından görevden alındığını öğrendi. 

Hulusi Ay’ı aradım. 

“Kurumdan gelen şikâyet hakkında işlem yapmama gibi bir yetkim yok. Çankırılı olmamınsa konu ile ilgili herhangi bir ilgisi de bulunmamaktadır” dedi.

‘KILAVUZU DEĞİŞTİRDİLER’

Adı geçen Yavuz Filiz’in firması 8 Mayıs 2019 tarih 9824 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre CMC FARMA İLAÇ AŞ.

Eski AKP Milletvekili Hüseyin Filiz’i aradım ve konuştum. 

Kesinlikle böyle bir aramanın olmadığını, yeğeni ile kendisinin arasında büyük problemler olduğunu söyledi. Kendi adının kullanılarak böyle bir görüşme olup olmadığını ise bilmediğini anlattı. 

Kurum çalışanlarına, "İstifa dilekçesinde eski AKP milletvekili Ayalan’ın baskı yaptığından ve Bangladeş üretimi bir ilacın zorla aldırılmaya çalışılmasından bahsediyor. Bu konuda bilginiz var mı" diye sordum.

Şöyle yanıtladı:

“Bilgimiz var tabii ki. Kurumda kimin bilgisi yok ki? Şükrü Ayalan Nipt Pharma adında yeni bir firma kurdu. Kıbrıs’ta bu firma... Sağlık bakanının danışmanı Tevfik isimli bir kişi ortakmış, eski bürokratlardan Osman Nacar, İsmet Köksal gibi isimler de ortakmış. Sonuçta bahsettikleri ilaç listede yoktu. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK)  kılavuzunda değişiklik yaptıracaklarını duyduk. Gökhan Öztuna konuya vakıf. Çok geçmeden SGK görüşü alınmadan bir gecede TİTCK kılavuzu değişti. Ucuz ilaç aldığımız İran, Arjantin gibi ülkelerden ilaç alımı bir gecede yasaklandı. Kılavuza göre Uluslararası Harmonizayon Konseyi (İCH) kurucu ülkelerden alım yapılabilecekti. Ancak yeni kılavuza eklenen anlaşılması zor olan bir ilacın da getirilmesi mümkün olacaktı. Anlamadık o vakit. Birkaç gün sonra Nipt Pharma’nın Bangladeş üretimi olan fakat Bangladeş’te bile ruhsatı olmayan birkaç ilaç için barkod başvurusu yapıldığını gördük. Sonucunu beklerken hop TİTCK listesine eklendiğini gördük. Uyardık tabii ki hata yapıldığına dair. Ancak dinleyen kim?”

Prof. Dr. Osman Nacar ile de telefonda görüştüm “Dolaylı veya doğrudan böyle bir şirkette ne ortaklığım ne irtibatım bulunmaktadır. Bu iddia yalandır” dedi.

İsmet Köksal mesaj gönderdi ve iddiaları kabul etmeyerek “İsmi geçen firma ile hiçbir ortaklığım yoktur. Teyit edemediğiniz bir bilgiyi söylemek tesadüf olamaz ve bir amaca hizmet ediyordur” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK BAKANLIĞI YALANLAYAMADI

İddialarda yer alan bir gece TİTCK kılavuzunda yapılan değişikliği Sağlık Bakanlığı kaynaklarına sordum.

Şu yanıtı verdiler:

“Yurt Dışından İlaç Temini ve Kullanımı Kılavuzu yenilendi ama iddia edildiği gibi bir ilacı eklemek için değil, güncel bilimsel gereklilikler doğrultusunda güncellendi. İddia edildiği gibi İran, Arjantin, Küba, Hindistan gibi Uluslararası Harmonizayon Konseyi (IHC) Kurucu veya daimi üyesi olmayan ülkelerden ilaç alımı yasaklanmadı. Bangladeş de dahil olmak üzere ürün kalitesini gösteren ek belgeler tanımlandı. Bahse konu ilaç için 10.03.2022 tarihinde yurtdışı listesine eklenmesi talebiyle SGK tarafından kurumumuza başvuru yapıldı. Dışişleri Bakanlığı’ndan ilaç hakkında bilgi alındıktan sonra kılavuz değişikliği 23.10.2022 tarihinde yapıldı. Yani ekleme talebi kılavuz değişikliğinden yedi ay önce geldi.”

Yani sonuçta Sağlık Bakanlığı da bu yazdıklarımı yalanlayamadı. 

Hatta doğruladı.

MURAT AĞIREL / CUMHURİYET 

AdminAdmin