Ali PEKMEZCİ 

Adana’nın gündemindeki Eral Okullarının BŞB’ye ait açık hava reklam aparatlarında 3 yıla yakın bir süre kalması ve daha sonra da İBBye yapılan operasyonun ardından hemen indirilmesi kamuoyunda kafa karışıklığı yarattı.

Adana Büyükşehir Belediyesi ve Umut Şenol -Karma Reklam (İBB dosyasında tutuklu, Adana BŞB davasında sanık) ilişkisini sorgularken; karşımıza çıkan Eral Okulları reklam bombardımanını ve perde arkasını sorgulamak bir gazetecilik göreviydi.

*

Meslek etiği çerçevesinde yöneltilen soruların bu kadar panik yaratması yeni soruların da işaret fişeği oldu.

Madem ortada hiçbir sorun yoktu da neden o reklamlar aniden ortadan kaldırıldı.

Karalar, Altıok aileleri. Her şey yolundaysa devam etseydiniz ya!

*

Bu arada.

İlginçtir; siyaset-ticaret ilişkisi kapsamındaki soruları Büyükşehir Belediyesi Başkanına, oğluna ve Erdinç Altıok’a sorduk; yanıtı Eral Okullarından geldi.

Yurtdışından apar topar gelinerek çalakalem hazırlanmış bir açıklama ancak bu kadar amatörce olabilirdi.

*

Harika bir deyimdir;

Şecaat arz ederken merdi-i kıpti sirkatin söyler!

Aynen şöyle deniyor güldüren açıklamada:

“Kurumumuzu ve dostlarımızı yıpratmaya yönelik asılsız haberler…”

*

Vay vay vay..

Neredeyse kendi haklarını bir kenara itip ‘dostlarının hakkının’ peşine düşmüşler. Acaba büyük patron alayına birden fırça atmış olabilir mi? “Başımı belaya sokacaksınız. Elinize yüzünüze bulaştırdınız” fırçası bence muhtemeldir.

*

Dostlarınız (Zeydan ve Mert Karalar kastediliyor) ile aranızda Eral Okullarına dönük bir ticari alışveriş gerçekleşip gerçekleşmediğinin sorulması neden sizi bu kadar rahatsız etti ki.

Nihayetinde al ver dünyası. 

*

Büyükşehirin bilboard ve megaboardlarında yıllarca yer aldınız. Bu gerçek orta yerde durdukça ve o reklamlar birdenbire kaldırıldıkça her soruyu yöneltme hakkımız elbette ki olacak. 

*

Eğer ortada gerçekten bir ödeme var ise (faturaların geriye dönük olup olmadığı ve gerçekliği şimdilik meçhul) bunun Büyükşehir tarafından şeffaf bir şekilde kamuoyuna duyurulması gerekirdi.

*

Dostunuz Zeydan Mert’tir, açıklamayı ondan beklerdik. Muhatap o idi, ama feryad-ı figan nedense Ersan Altıok’tan geldi.

Okuldaki şu öğretmen meselesini de dipnot olarak buraya bırakalım; Ersancığım. Do you remember! 

*

Dolayısıyla;

Bir siyasetçinin ve oğlunun (dostlarınız) eğitim kurumuna billboardlar aracılığıyla bulaşmış olmasının haber değeri vardır. Sorgulanması gerekir.

Hiçbir hakaret ya da iftira içermeyen sorular Adana kamuoyu adına onlardan yanıt bekler.

*

Zurnanın zırt dediği yer. 

Kiracısı olduğunuz okulun merkez binasının imar sorunları olduğuna dair bilirkişi raporları mevcut. Düzenlenmiş raporlar Eral’deki imar skandalını açıkça gözler önüne seriyor.

Bunu da belgeleriyle açıkladığımızda; işte o zaman muhatap siz olacaksınız!

*

Savcılık kelimesini açıklamanıza ekleyince korkacağımızı mı sandınız!

Doğru duvar yıkılmaz. 

İleride çok konuşulacak olan belki de tartışmalı faturalar, haberde adı geçen tüm isimlerin HTS kayıtları bizi gerçeğe götürecek. Yola çıktık bir kere. 

Yoğurdu böyle yiyoruz, korkmuyoruz.

*

Size de soracağız. 

Hani açıklamanızda diyorsunuz ya ‘eğitimcilikten başka işimiz yok’ diye. 

4 ayrı lokasyonda kirada hizmet veren okul birimlerini öğretmen maaşlarınızla mı kurdunuz!

Yoksa mağdur ettikleriniz olmuş mudur? Değirmenin suyu nereden geldi, kim bilir. 

*

Ha, bir de ‘Atatürkçü gençler yetiştirmekte kararlıyız’ diyorlar. Büyük önderi koruma kalkanı yapma ukalalığına sakın kalkışmayın. Sakın ha. 

Esad kalsaydı, siz Şam’da bile şube açardınız. 

*

Son söz. 

Gazeteciler olarak ‘dostlarınızın’ yönettiği belediyenin kaynak ve  imkanlarını denetlemekle sorumluyuz.

Çünkü bizim dostlarımız paralarının nasıl kullanıldığına dair bilgi edinme hakkına sahip Adanalılardır!