Ali PEKMEZCİ 

Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın 'AK Parti'ye kapağı atma' blöfünün perde arkası belli oldu. Bunu ilk olarak AK Parti Adana milletvekili Sunay Karamık ile paylaşan Demirçalı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dahi görüştürüldü.

Niyeti iktidar partisine geçmek değil de meğer CHP'li meclis üyelerinin boyunduruğundan kurtulmaya çalışmakmış! Dünkü yaptığı kendi meclis üyeleri tarafından tehdit edildiği yönündeki açıklama tam da buna işaret ediyor.

Aklınca hem partisine ayar vermeye çalıştı hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı siyaseten kullanabileceği bir dolgu malzemesi zannetti!

Pahalıya patlar, benden söylemesi. 

Biraz daha uzak tarihe gidelim. 

CHP meclis üyelerinden Ercan Yılmaz, Hacı Karaaslan, Ertan Sümer (milletvekili Orhan Sümer'in kardeşi), Ceyda Faruk, Süleyman Vahit Sırlıbaş ve Doğan Kılıç kastettiği meclis üyeleri olabilir mi? 

Başkanın yapmak istediği her işe takoz koymaya çalıştıkları yönünde iddialar var. Malum dillere pelesenk olmuş konular.

Demirçalı son olarak dünkü mecliste gündem maddelerinin CHP'li üyelerce sümenaltı edildiğini her yerde konuşuyor. Burada Demirçalı'yı eleştirirken muhalefetle işbirliği yaptıkları ileri sürülen CHP'li meclis üyelerini melek yerine koyuyor da değiliz. 

Partinin il ve ilçe başkanı ile arasının da limoni olduğu biliniyor. Ancak söylediğini inkar etme gibi bir huyu da var!

Hukuken köşeye sıkıştığını hissettiğini anda 'basın danışmanım açıklamayı benden habersiz göndermiş' diyebilir. Çünkü kimsenin telefonuna dahi bakmıyor. 

Dolayısıyla titizlikle araştırılması gereken bir konu. 

Kısaca CHP'li Yüreğir Belediyesi'nde işler hiç iyi gitmiyor. Tam da Ekrem İmamoğlu'nun Adana'ya geleceği günün arefesinde CHP'deki iç savaş patlak verdi. Zaten örtülü bir iç savaş vardı; Demirçalı'nın çıkışı bardağı taşıran son damla oldu. 

Tehdit çok önemli bir iddia.

Ama Ali Demirçalı'nın gerek milletvekilligi gerekse belediye Başkanlığı sürecindeki tutarsız davranışları kafalarda soru işareti de yaratıyor.

Başkanın iradesinin mecliste çalıştırılmaması siyasi bir konu. Ancak Cumhuriyet Savcılığının ciddi suçlamaya binayen Ali Demirçalı'nın ifadesine başvurması gerekir diye düşünüyorum.

Adana'ya hoşgeldiniz, Sayın Altuğ Kürşat Şahin!