6 yaşında çocuk gelin skandalı Türkiye'nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor.
NTV canlı yayınına konuk olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bakanlığın talebi doğrultusunda duruşma tarihinin öne çekildiğini kaydeden Yanık, tutuksuz yargılanan baba Yusuf Ziya Gümüşel, anne Fatıma Gümüşel ile H.K.G'nın 6 yaşındayken evlendirildiği Kadir İstekli için tutuklama talebinde bulunduklarını söyledi.
Bakanlıklarına yönelik "6 yaşındaki kız çocuğuna istismar iddiasıyla" ilgili "sessiz kalma" yönünde suçlamalar ve eleştiriler bulunduğu ve olaydan hangi aşamada haberdar olduklarına ilişkin soru üzerine Yanık, Bakanlıklarının bu ve benzeri olaylardaki sorumluluğunun belli olduğunu dile getirdi.
''SÜREÇ ZATEN DEVAM EDİYORDU''
Mağdur bir şiddet riski altındaysa ve istismar mağduruysa, iddia bile olsa kendilerine başvurulduğunda gerekli desteği sağladıklarını anlatan Yanık, şöyle konuştu:
"Olayda başlangıç noktası, mağdurun savcılığa şikayetiyle, yani başlamış bir hukuksal sürecin arkasından mağdur bize geldi. 30 Kasım 2020'de Cumhuriyet Savcılığına müracaat ediyor. Bugün işte açılmış olan davanın ilk suç duyurusu aşaması. Akabinde Cumhuriyet Savcılığı konuyu bize ihbar ediyor. 2 Aralık 2020'ydi galiba. İstanbul İl Müdürlüğümüze ihbar ediyorlar ve biz beraberindeki süreçte mağduru, kurum bakımımıza alıyoruz. Gizliliğini sağlıyoruz. Daha sonra hem mağdurla alakalı hem çocuğuyla alakalı gerekli her türlü psikososyal destek sürecini işletiyoruz. Şimdi bizim sessiz kalmak gibi bir eleştirinin muhatabı olmamamız lazım çünkü bizim bu süreçte yapacağımız şey eğer mağdurun kendisinin başlatmadığı bir hukuksal süreç olsaydı, ona hukuki destek sağlayarak adli kolluk, adli mekanizmayı ya da kolluğu harekete geçirmek söz konusu olurdu ama zaten başlamış bir süreç."
Bu süreç içerisinde soruşturmanın devamı aşamasında Cumhuriyet Savcılığına, soruşturmanın akıbetiyle ilgili sürekli soru sorduklarını aktaran Bakan Yanık, "Mağdurun kendisinin vekaletname verdiği, yetkilendirdiği özel bir avukatı var. Dolayısıyla süreç zaten mağdurun eliyle devam eden bir süreç. Bizim burada mağdura yapacağımız tek şey, daha doğrusu en önemli katkı, gizliliğinin sağlanması. Yani açık kaynaklara da yansıdı O yüzden artık söylemekte bir beis görmüyorum. İşte yerinin deşifre olması, kök aile üyelerinin gelmesi vesaireden sonra tekrar o gizliliği sağlamak için biz Bakanlık olarak ciddi bir mesai harcıyoruz" diye konuştu.
