Gazeteci Gözüyle; Bir Hekim!

SAĞLIK - 21-08-2026 08:29

Ersin RAMOĞLU Yazdı 

Doktor olmak, yalnızca hastalığı tedavi etmek değildir.

Bazen bir doktorun görevi, bir hastanın elini tutmaktır.

Bazen korkuyla bakan gözlere, "Merak etme, yanındayım" demektir doktorluk!

Çünkü hastanelerde sadece hastalıklar değil, umutlar da dolaşır.

Doktor; insanın en çaresiz anında karşısına çıkar.

Bir annenin evladına, bir babanın eşine, yaşlı bir insanın hayata tutunma çabasına dokunur doktor.

İlaç reçeteye yazılır, ama şifa güzel bir sözle başlar.

İyi doktor, hastayı hasta olarak görmez.

Onun korkuları ve hayalleri olduğunu bilir.

Doktorluğun en büyük tarafı da budur:

Hayata dokunurken, insanlığı kaybetmemek önemlidir…

Doktor ameliyathaneden çıktığında bir hastayı değil, bir ailenin umudunu da kurtarmış olur.

İşte gerçek hekimlik, diplomanın duvara asıldığı yerde değil; vicdanın her gün yeniden nöbet tuttuğu yerde başlar.

**

Karşımda Adana'nın sağlık hikâyesine imza atmış doktor var!

Hayat böyle bir şey işte…

Kimisi doğar, büyür, diploma alır,hayatını etrafında kurar.

Kimi de büyüdükçe çevresindeki insanların hayatına dokunur.

Halil Nacar ikinci gruptan…

Üstelik doktor olmuş.

Ama sadece reçete yazıp kapıyı gösteren doktor değil o.

Hastanın yüzüne bakınca derdini anlamaya çalışan biri…

Bazı doktorun stetoskobu sadece kalbe değil, insana da dokunur.

Halil Nacar'ın hikâyesi yüreklere dokunan bir hikaye.

**

O da oğlum Serhat gibi Atatürk Üniversitesi'nde okudu.

Serhat uzman diş hekimi Halil Nacar ise Anestezi Ve Reanimasyon Uzmanı oldu.

Halil'in doktorluğu uzmanlık belgesinde kalmadı.

Adana Devlet Hastanesi Başhekimliği…

Ardından Seyhan Devlet Hastanesi Başhekimliği…

Sonra 2020'de İl Sağlık Müdürlüğü…

Burada doktorluğu başka bir renge büründü.

Hastane yöneticisi odaları yönetmez.

En zoru insanı yönetmektir.

Hekimi, hemşireyi, teknisyeni, hastayı, hasta yakınını…

Hastanenin en zor vakası tıbbi değil, insanidir.

Bir annenin gözyaşıdır mesela.

Bir babanın "Çocuğum kurtulacak mı?" sorusudur.

Bir yaşlının titreyen elidir.

Bir hastanın korkusudur.

Halil Nacar'ın doktorluğu insani tarafı hep önde oldu.

Bazı insanlar mesleğini yapar.

Bazıları da mesleğinin hakkını verir.

Halil'in farkı da burada…

**

Sağlık Müdürlüğü döneminde Adana'nın sağlık altyapısının güçlenmesi için ciddi bir mücadele verdi.

Yeni sağlık tesislerinin kazandırılmasında, bazı hastanelerin yeniden faaliyete geçirilmesinde ve kurumların daha etkin yönetilmesinde hem hekimlik hem de yöneticilik tecrübesini kullandı.

Bir başka ifadeyle…

Doktorluğu sadece hastane odasında kalmadı.

Adana'nın tamamına taşımaya çalıştı.

Çünkü kafasında başka bir Adana vardı.

Sağlıkta başkalarına muhtaç olmayan bir Adana…

Çevre illere de hizmet verebilen bir Adana…

"Adana sağlık üssü olsun" diye çok uğraştı.

Kolay mı?

Hiç değil.

Adana'da sağlık hizmeti planlamak başlı başına bir iştir.

Yalan tezviratçılar arasında temiz kalmak kolay değil.

Adanalı onun dürüstlüğüne inandı.

"Ben tansiyonunu soruyorum."

Hasta:

"Ben de memleketin tansiyonunu söylüyorum!"

Böyle bir şehirde sağlığı yönetmek kolay değil.

Halil Nacar pandemi de çok yoruldu.

O dönem sağlıkçıların mücadelesi hafızalarda.

Gecesi gündüzüne karışan doktorlar…

Evine gidemeyen hemşireler…

Uykusuz kalan sağlık çalışanları…

Hastanelerin kapasitesi için yapılan çalışmalar…

**

Halil Nacar sadece Adana'ya değil, ihtiyaç duyan çevre illere de destek için büyük gayret gösterdi.

Sonra deprem geldi.

O büyük felaket…

Şehirlerin yıkıldığı, insanların enkaz altında kaldığı günler…

Böyle zamanlarda makam koltuğunun ne kadar küçük, insan hayatının ne kadar büyük olduğu anlaşılır.

Nacar o dönemde insanlar için de sahadaydı.

Bazı görevler mesai saatiyle başlamaz.

Sabah 08.00'de başlayıp akşam 17.00'de bitmez.

Vicdan mesaisi vardır.

Halil'in hikâyesinde de bu mesainin izleri var.

Evli ve üç çocuk babasıdır Halil..

Yoğun bir meslek hayatından geçmiş…

Hastaneler yönetmiş…

Sağlık sisteminin en zor dönemlerinde görev yapmış…

Pandemi görmüş…

Deprem görmüş…

Siyasetin heyecanını yaşamış…

İnsanlara "Ben ne yaptım?" diye değil,

"Daha ne yapabilirim?" diye bakan biridir Halil Nacar…

Günün Diğer Haberleri