TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu, Adana’da Devlet Su İşleri (DSİ) mülkiyetinde bulunan 4 taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına tepki gösterdi. Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Canan Aksu, özellikle kent merkezindeki DSİ alanının kamu yararı gözetilerek halkın kullanımında tutulması gerektiğini vurguladı.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11749 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Adana’da DSİ mülkiyetinde bulunan 4 taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alındı.
Karar kapsamında Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde toplam 35 bin metrekarelik 1456 ada, 538 ve 539 parseller ile Yüreğir ilçesi Doğankent Mahallesi’nde 16060 ada, 1 parselde bulunan 18 bin 770 metrekarelik ve yine aynı mahallede 16061 ada, 1 parselde bulunan 17 bin 158 metrekarelik arsa niteliğindeki taşınmazlar özelleştirme kapsamına alındı. DSİ’ye ait söz konusu 4 taşınmazın toplam yüzölçümü 68 bin 888 metrekareye ulaşıyor.
Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, DSİ’nin özellikle kent merkezindeki Cemalpaşa arazisinin özelleştirilecek olmasına dikkat çekerek, kamuya ait alanların ticari ve rant odaklı kullanımlara açılmasına karşı olduklarını belirtti.
“KAMU ALANI KAMUYA KALMALIDIR”
Başkan Canan Aksu, Yönetim Kurulu üyeleri adına yaptığı açıklamada, Adana’da kent merkezinde kalan kamusal alanların giderek azalmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ederek, “Önce İller Bankası, sonra Askeri Hastane alanı, şimdi de DSİ gibi özelleştirmeleri endişeyle gözlemliyoruz. Kentte kalan son kamusal alanlar tek tek özelleştiriliyor” dedi.
Şehrin merkezinde yıllardır kamu hizmeti için kullanılan DSİ’ye ait Cemalpaşa arazisinin Adana halkı açısından büyük önem taşıdığını belirten Aksu, şöyle konuştu: “Bu alanın özelleştirilerek rant amaçlı yapılaşmaya açılması, kent merkezinin nefes alan son kamusal alanlarından birinin daha yok olması anlamına gelecektir. Biz, daha önce İller Bankası arazisi için de söylediğimiz gibi bir kez daha vurguluyoruz. Şehir merkezindeki kamu arazileri halkın yararına kullanılmalı, kamusal statüsünü kaybetmemelidir.”
YA 440 HEKTARDAKİ RANT !
Daha önce de vurguladığığımız gibi TMMOB kent çıkarına konularda çifte standart uyguluyor. BŞB dizisinden geçen 440 hektarlık alandaki imar yoğunluğu artırımını genelgeçer bir ifade ile eleştiren TMMOB belediyeler, müteahhitler ve kendi üyeleri ile polemik yaşamak istemiyor.

