Adana’nın Kozan ilçesinde, arkadaşlık teklifini reddettiği gerekçesiyle bir erkek tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürülen 22 yaşındaki Sevda Dinler için Muhsin Yazıcıoğlu Parkı’nda bir araya gelinerek basın açıklaması yapıldı ve adalet çağrısında bulunuldu.

Kadın cinayetlerine karşı mücadele ve Sevda Dinler için adalet talebinin dile getirildiği açıklamaya, Adana Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Dilara Özuğur Kılıç, Adana Barosu Kozan Temsilcisi Av. Melih Tanrıverdi ile Kadın Hakları Merkezi adına Av. İrem Apaydın, Av. Semiha Coşkun, Av. Çiğdem Çetin, Av. Meryem Sena Akçaözoğlu, Av. Alp Akçaözoğlu, Av. Sıla Aksöz, Av. Zahide Nur Kara, Av. Beyza Sarı Ayman, Av. Alptuğ Açıkgöz, Av. Emrah Dağlı, Av. Mehmet Kütük, Av. Emre Çulhacı, Av. Rüveyda Erkek, Av. Cemalettin Çopuroğlu ve Av. Hamza Gültekin katılarak destek verdi.

AÇIKLAMA ÖNCESİNDE SEVDA DİNLER'İN AİLESİNİN EVİNE ZİYARETTE BULUNULDU

Avukatlar, açıklama öncesinde Sevda Dinler'in ailesinin evine taziye ziyaretinde bulunarak sonrasında acılı aile ile birlikte açıklamaya katıldı. 

Gerçekleştirilen açıklamada, kadın cinayetlerine karşı etkin mücadelenin sürdürülmesi ve kadınların yaşam hakkının korunması gerektiği vurgulanarak kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin son bulması için gerekli adımların bir an önce atılması çağrısında bulunuldu.

“BİR KADININ ‘HAYIR’ DEMESİ, HİÇBİR KOŞULDA ŞİDDETİN GEREKÇESİ OLAMAZ”

Konuşma gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Dilara Özuğur Kılıç, “İstemediğiniz bir ilişkiyi kabul etmeme hakkı, tartışmaya açık bir konu değildir. Bir kadının ‘hayır’ demesi, hiçbir koşulda şiddetin gerekçesi olamaz. 2026 yılında 288 kadının katledildiği bir ülkede, Adana’nın Kozan ilçesinde 22 yaşındaki Sevda Dinler’in erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesi münferit bir olay olarak asla değerlendirilmemelidir.” dedi.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için koruma mekanizmalarının etkili bir şekilde işletilmesi, kadın cinayetlerinde suçun ağırlığıyla orantılı ve caydırıcı cezaların uygulanmasının sağlanması gerektiğine vurgu yapan Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kılıç, bu alandaki yasal düzenlemelerin, kadınların yaşam hakkını etkin biçimde koruyacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.