Otomobil piyasasında sıfır araçlara yapılan son zamlar, özellikle ikinci el otomobil piyasasını canlandıran bir etken oldu. Yeni araçlar için fiyatların artması, alıcıları daha uygun fiyatlı olan ikinci el araçlara yönlendiriyor. İşte bu hareketlilikle birlikte ikinci el piyasasının son durumu ve en çok tercih edilen otomobil modelleri.

İLGİLİ HABER Canan Karatay limonlu su gerçeğini açıkladı... Şimdi herkes ters köşe oldu

Sıfır Araçlara Zam, İkinci El Piyasasını Nasıl Canlandırdı?

Nisan ayında Türkiye'de otomobil satışları, önceki yılın aynı ayına göre %20,61 düşüşle 61 bin 448 olarak gerçekleşti. Sıfır araçlara gelen yüzde 5-10 arasındaki zamlar, fiyatları 80 ila 100 bin lira arasında arttırarak alıcıları ikinci el piyasasına yöneltti. Bu durum, özellikle 1-3 yaş aralığındaki genç ikinci el araçlara olan talebi artırdı.

Eskiden 8-10 yaş aralığındaki otomobiller en hızlı satılanlar arasında yer alırken, şimdilerde tüketiciler daha az kilometre yapmış ve neredeyse yeni sayılabilecek otomobillere yönelmiş durumda. Örneğin, piyasada 1,2 milyon TL değerindeki bir sıfır otomobilin, iki yaşında ve 30 bin kilometrede olan ikinci el versiyonu yaklaşık 800 bin lira gibi daha uygun bir fiyata bulunabiliyor.

İkinci Elde En Çok Tercih Edilen Modeller ve Fiyat Dikkatleri

Sektör temsilcilerine göre, dizel sedan modeller ve özellikle Alman markalar, ikinci el piyasasında hızla satılan otomobiller arasında yer alıyor. Bu araçların düşük yakıt tüketimi ve dayanıklılığı, onları özellikle ekonomik belirsizlikler içinde daha cazip hale getiriyor.

Aracını satmak isteyenler için piyasanın canlı olduğu bu dönemde fiyat belirlerken dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarılar yapılıyor. Galeriye veya bireysel alıcılara satış yapmadan önce, birden fazla yerden fiyat teklifi almak, otomobillerini ucuza kaptırmamalarını sağlıyor.

Alıcılar İçin Önemli Uyarılar

İkinci el otomobil alırken, aracın durumunu değerlendiren ekspertiz şirketlerinin seçimi büyük önem taşıyor. Sektör uzmanları, galericinin yönlendirdiği ekspertiz yerine, alıcıların kendi güvendikleri ve tanıdıkları şirketleri tercih etmelerini öneriyor. Bu, alıcıların pahalı bir yatırım yaparken karşılaşabilecekleri riskleri minimizeler.