Ali PEKMEZCİ Yazdı 

Dün sabah CHP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne de düzenlenen operasyona yönelik sosyal medya tepkileri dikkat çekti. Daha önceki operasyonlarda da benzer tepkileri görüp yaşamıştık.

*

Dejavu.

*

CHP’nin tepesi, partiye gönül verenler, siyasetle az buçuk ilgilenenler belediyelere yönelik imar vurgunu, yolsuzluk, ihaleye fesat, rüşvet vs. operasyonlar hakkında çifte standarttan yakındı.

*

Haklılar da.

Hukuk herkese eşit mesafede olmalı.

Hesap sormada ‘orantılı güç kullanılması’ gerektiği tartışılmaz.

*

Bugüne kadar AKP’nin liyakatsizlik, adam kayırmacılık, bakanlıklar ve bürokratlar nezdinde yolsuzluklar iddiaları medyada yazıldı çizildi. 

Halen de gündemden düşmüyor. 

*

Çok azı yargı önüne çıktı.

*

Bu gerçeği kabul etmekle birlikte CHP’nin belediye operasyonlarına karşı gösterdiği tepkide usül açısından bir sakatlık gözlemliyorum.

*

Örneğin dünkü bir paylaşım;

“Melih Gökçek’in bırakın gözaltı ve tutuklamayı savcılığa bile çağırılamadığı bir ülkede yolsuzluk var diyerek belediye başkanı tutuklamak zırvadan ibaret.”

*

Ne yani; ‘kim daha çok hırsız’ oyunu mu oynuyoruz! 

*

Gerçeği yansıtıyor olmakla birlikte bu yönde savunmaya geçmek CHP’li belediyelere gerçekleştirilen operasyonları ‘makul’ kılmaz mı?

*

‘CHP’li belediyelere operasyon var, AKPli belediyelere niye yok’ zihniyeti, yargılanmakta olan CHP’li belediye başkanlarını kamusal algıda tartışılır hale getirmez mi? 

*

Bu savunma refleksi yerine partili belediye başkanlarının ne kadar dürüst olduğunun orta yere serilmesi gerekmez miydi?

Varsa…

*

Çünkü CHP seçmeni hizmeti, dürüstlüğü, çalmamayı vaad ederek 31 Mart’ta sandıktan çıkmıştı.

Dolayısıyla şaibeden dahi uzak kalınmalıydı. AKP iktidarının eline ‘toz zerresi kadar koz’ bırakılmamalıydı. 

*

CHP, AKP’den farkını ortaya koyacaktı. Eleştirdiklerini sen yaparsan ne farkın kalır ki!

*

Başarılabildi mi; hiç sanmıyorum.

*

CHP yerel yönetimler bazında muhtemelen kurunun yanında yaşın da yandığı bir sürecin göbeğinde olabilir.

Ayrı konu.

*

Ama tabladaki karpuzların önemli bir kısmının kelek olduğu da (uçkur meselesi de dahil olmak üzere) görülmekte. 

*

Adana özelinde de Büyükşehir Belediyesi’nde diz boyu kokuşmuşluğu bizzat yaşıyoruz.

*

Daha düne kadar borç içinde yüzen, başkan adayı olduğunda seçim çalışmaları için sağdan soldan borç toplayan Zeydan Karalar’ın ‘başkanlıklar sonrası serveti’ dudak uçuklatıyor.

*

Şu anki mal varlığını bizzat kendi ağzından duymadık mı!

Karataş yolundaki gecekondudan miras mı kaldı! 

*

Kısaca can sıkıcı haberlere tanıklık ediyoruz. 

Maalesef ‘ halka ve ülkeye umut olacağız’ diye yola çıkan parti; özel hayatlar da dahil sere serpe yerlerde. 

*

CHP, dürüstlük noktasında tarihsel fabrika ayarlarına dönmediği sürece partinin işi çok ama çok zor.

*

Çünkü iktidar olma çabasını AKP’nin zaaflarına bağlamaktan öte bir parti stratejisi görülmüyor.

*

Umudun dahi tükendiği yerdeyiz!